30 Temmuz 2010 Cuma

Lanetli Skor 2-2





Sezonun ilk resmi maçı skor adına sıkıntılı başladı ama oyun olarak söylenenlerin aksine umutlu olduğumu söyleyebilirim.

Rakip herkesin tahmin ettiği gibi disiplinli,ağırlıkla uzun top oynayan fırsat buldukça da kısıtlı imkanlarıyla kontraya çıkan bir takım görüntüsü çizdi.İlk 11 herkesi şaşırttı , birisinin bile oynamasına tahammül bile edilmeyen 3 lü birlikte çıkmıştı sahaya.Sahada kağıt üzerinde farklılık yaratacak oyuncular Arda ve ne yapacağını hala kestiremediğimiz Serdar gözüküyordu.Takımda ilk gözüme çarpan değişiklik Neill'in takıma girişi oldu.Bu adam gerçekten defanstan mükemmel toplar çıkartıyor attığı ara paslarını orta sahadaki o meşhur 3 lü den atacak herhangi biri yok.

Geçen seneden fark takım artık , yer alma kavramını iyice oturtmuş, herkes top bizdeyken ve rakipteyken nerde duracağını çok iyi biliyor bunun resmi olarak belgesini Pino oyuna girerken Neeskens'in elinde duran kağıtlarda da gördük.Artık merkez forvetteki oyuncunun boyunun uzaması nedeniyle bilmiyorum ama ceza sahasına yapılan ortalarda geçen sene göre artış var , acaba Baros gelince bu ortalar devam edecek mi bu soru işareti?

Hakan Balta ilk yarı güzel bindirmeler yaptı ama son pasları yeterince iyi yerlere veremedi,Sabri bildiğimiz Sabri, orta üçlü yaratıcılık anlamında 0 ama takım direncini yükselttikleri kesin, merkezde Ayhan , sol iç M.Sarp ve sağ iç Barışla pres gücü yüksek ama buna oranla yaratıcılık adına eksik bir orta saha.

Arda ilk yarıda herşeyin koydu ortaya ama takıma ilk yıllarda geldiği gibi bir anda herşeyi yapmaya kalkıyor ve çabuk yoruluyor ikinci yarı gol dışında çok etkisiz kaldı , oyunda geliştirmesi gereken en önemli özellik aktif dinlemeyi iyi yapması , biraz daha oyun içinde olgunlaşması ama diğer bir yandan bakacak olursa herşey onun üzerine yıkılmış durumda,Batdal şanssız ismiydi maçı çok çalıştı ama gol atamadı ben kendi adıma beğendim sölenenleri aksine çok kalite bir forvet bence Batdal.Serdar ise bende hala en büyük soru işareti , tekniğine sölenecek söz yok ama pasları çok etkisiz böyle giderse yerini kaptırabilir.

Pino beklendiği gibi süratli,kontra ataklarda etkili olabilecek bir topçu ama topa dokunuşlarında biraz problemi var çok açıyor ayağında topu ve kontrolünü zor sağlıyor , şimdilik konuşmak için çok erken Harry'i çok özlemişiz 99 biraz garip geldi ama soğukkanlılığı yerinde paslarıyla kendini hemen belli etti.

Yine uzun bir yazı oldu ama toparlayacak olursak mücadele ve oyun adına çok umutluyum herkesin aksine.Tek sorunumuz son vuruşlardaki talihsizlik ve Arda'nın da dediği gibi son dakikalarda ki konsantrasyon kaybı , kafamdaki tek soru işareti Elano'nun takıma dönüşü,bu dönüşte takımın yaratıcılığı artacak ama mücadele yönünden kayıp yaşayacaktır , neyse artık onu da sevgili hocamız düşünsün.

Son olarak kalede 10 tanede hatalı gol yese de Ufuk'u görmek istiyorum...

26 Temmuz 2010 Pazartesi

Adana'dan Galatasaray'a ! Onun Adı İbrahim


Yaklaşık bir ay sonra 17 sine basacak genç İbrahim.Onun adını bu sene daha çok duyacağımıza inanıyorum.Galatasaray'ın sessiz sedasız kadrosuna kattığı bir isim İbrahim Selen.

Adana Demirspor altyapısından yetişen İbrahim bu sene ilk defa Vanspor karşısında forma şansı buldu ve oyun zekası , pasları ve attığı golle hemen dikkatleri üzerine çekti.Yıllardır altyapısından yetiştirdiği futbolcular ünlenen Galatasaray'da hemen bu oyuncunun peşine düştü ve oyuncuyu transfer etti.

Bu transferde altyapı sorumlusu Tugay Kerimoğlu'nun parmağı olduğu söyleniyor , hocalarından öğrendiğimiz kadarıyla çalışkan , oyun zekasının yüksek ve bitiriciliğinin iyi olduğu söyleniyor.İbrahim bu sene başından beri Galatsaray'ın A2 takımıyla birlikte antrenmanlara çıkıyor ve takımın Hollanda kampının hemen başında oynanan Ets Eindhoven maçında 2 gol atarak takıma alıştığının sinyallerini verdi.

İbrahim'e Galatasaray forması altında uzun ve başarılı yıllar dileriz....


25 Temmuz 2010 Pazar

Ona Fransız Kalmayalım ! Gabriel Obertan


2010 Dünya Kupası'ndaki Fransa'nın başarısızlığı malum herkes tarafından biliniyor.Blanc otoriter bir tavırla Ağustos ayında oynanacak Norveç maçına 23 kişilik Dünya Kupası kadrosundan kimseyi davet etmeyeceğini açıkladı.

Peki kimler oynayacak bu adamların yerine ?

Benim Bordeaux'dan beri takip ettiğim Gabriel Obertan ilk aklıma gelen isim.Onunla bende herkes gibi 2006'daki Galatasaray maçında tanıştım.Sabri ve Cihan ile korner bayrağının orada dans edişi hala aklımdadır , şimdi biraz daha geri gidelim ve kariyerine bir göz atalım.

Gabriel , Gerard Houllier 'in son zamanlar başını çektiği Clairefontaine akademisinde eğitim görmüş topçulardan.Tabi ülkemizde sadece spekülasyon yaratmak için haber yapan bazı spor gazeteleri bu akademiyi bir futbol klubü sanıp "X daha önce Clairefontaine formasını altında oynuyordu" gibi absürd haberler yapmaya devam etmektedir neyse konumuza dönecek olursak Obertan Clairefontaine'de yetenekleri ile Bordeaux'lu scoutların dikkatini çekti ve hemen transfer edildi . İlk profesyonel sözleşmesini 2006 yılında imzalayan Obertan o yıl takımında zaman zaman forma şansı buldu ve yeteneklerini gösterdi , bir sonraki sezonuda başarılı geçiren Obertan teknik direktörü Blanc ile anlaşamayınca Lorient'e kiralık olarak verildi Blanc'ın amacı onun fazla oynamasını sağlamaktı.Lorient ile 15 maça çıktı ve güzel performanslar sergiledi , yaz ayına geldiğimizde herkes takımına dönüşünü beklerken o bir anda M.Utd'nin yolunu tuttu.3 milyon sterlin bu transfer için konuşulan rakam ve böyle bir potansiyel için gerçekten ucuz bir fiyat.

Alex Ferguson'a Obertan sorulduğunda "Onu uzun süredik takip ediyorduk ve transfer etmek için doğru zamanı bekledik" dedi burda kendi adıma da sevindim sadece takip eden ben değilmişim.Ronaldo'nun gidişiyle Ferguson kanatlara Valencia ve Obertan takviyesi yapmıştı ve bunlar sezon başı doğru hamleler gibi gözüküyordu.Fakat sezon hem Manu hem de Obertan adına kötü geçti.Obertan sezona uzun süreli bir sakatlıkla başladı ve yerine Valencia'ya kaptırdı sezon başı Valencia mükemmele yakın bir performans sergilese de istikrarı sağlamayı da ve Manu'da da onun gibi düşüş başladı Rooney'in insanlık dışı performansına rağmen.

Sezon sonlarına doğru yavaş yavaş forma giymeye başlayan Obertan Şampiyonlar Liginde Wolfsburg ve Beşiktaş karşısında güzel performanslar izletti.

Artık bu sene onun için yeni bir başlangıç , sakatlığı eğer olmazsa ve düzenli bir şekilde Ferguson ona forma şansı verirse tahminim Ronaldo etkisi yapacaktır Manu taraftarının gözünde .Geçen hafta yapılan Philadelphia Union karşında bu forma altında da ilk golünü atmış oldu.

Biraz özelliklerine gelecek olursak ; hızı , topla olan yumuşaklığı , topla sürati , çalımları 10 üzerinden 9 , benim kişisel olarak onda gördüğüm tek eksik gol vuruşları ve şut hızının düşüklüğü bu 2 konu eminim Ferguson tarafından incelenme altındadır ve bu özelliklerini de geliştirip komple bir oyuncu olur ve Manu'ya eski günlerindeki gibi başarılar yaşatır.

22 Temmuz 2010 Perşembe

Alexandre Lacazette


Resimde 12 numarayı giymiş arkadaştır kendisi.Şu anda Fransa'da devam eden Under19'da döktürüyor kendisi , gruptaki ilk maçta Hollanda karşısında sadece 17 dakika oynadı ama otobana çevirmek sözcüğünü sonuna kadar haketti ve karşılaşmayı bir asistle tamamladı.Dün oynanan Avusturya maçını izlemeyemedim ama kendisi 2 gol atmış tahminim en az bir de asist yapmıştır.

Özelliklerine gelecek olursak 91 Lyon doğumlu oyuncu doğduğu şehrin takımında forma giyiyor.İlk debut'unu Auxerre maçında yapan genç oyuncu 3 lü forvetin kanatlarında görev alıyor ve özellikle sol tarafta inanılmaz işlere imza atıyor.Her iki ayağınıda çok etkili kullanan Lacazette hızı, çabukluğu ,tekniği ve rahat adam geçebilme özellikleri ile dikkat çekiyor.

Bu sene Govou'nun Pana'ya transferinden sonra daha fazla şans bulacağına inanıyorum.Lyon'un onu en geç 2 sene sonra Avrupa transfer piyasasına en az 25 milyon euro'dan sokacağına şüphe yok, çünkü önümüzde Essien,Malouda,Benzema vs. gibi bir çok isim var.

İlk yendikleri Hollanda maçının özetlerinde kendisi 4.10 civarı beliriyor.Sabredip izlerseniz haklılığımı anlayacaksınız.

Sadece Bir Hazırlık Maçı Mı?


Daha iyi bir analiz yapmak için bir gün yazıyı bir gün sonra yazmaya karar verdim.Rijkaard'ın sezon başı vurguladığı gibi yine 4-3-3 formatında çıktık sahaya.Sağ bek konusunda Ali Turan ısrarı devam ediyor Rijkaard'ın ve bu inadı değişmeyecek gibi.Tek hamleli bir oyuncu Ali bunu da yediğimiz golde Santos'tan yediği golle çok açık bir şekilde gördük.Sol bekte Serkan tercihi ilginç, sanırım Rijkaard ona şans vermek istiyor ve sahada onu başka görevlendirecek bir bölge bulamıyor. 45 dakika içinde elinden geleni yaptı ama hücüma katkısı sınırlı.Tandem aynı Gökhan-Servet ikilisi normal bir gün geçirdiler ve ekstra bir harekette bulunmadılar.

Ufuk'un golde yapabileceği bişey yoktu yakın mesafeden tavana doğru yapılmış müthiş bir vuruştu bence , bu maçta kalede Ufuk'u tercihi acaba artık kaleyi o mu koruyacak sorusunu akıllara getirdi , bir kaç zamanlama hatası dışında fena oynamadı zaten fazla iş düşmedi.

Gelelim en sorunlu bölgemiz orta sahamıza , Cana hala hazır değil bunu verdiği hatalı paslardan ve timing hatalarından anlayabiliyorsunuz.Sarp geldiği ilk 3 aydan sonra tanınmaz hale geldi , dünkü basit pas hataları hücüma katkı vermemesi ,basit faulleri ile inanılmaz negatif bir etki bıraktı gözümde , Musa maçın içine girmekte çok zorlandı vücut dilinden anladığım kadarıyla aşırı heyecanlıydı ve oyununa çok yansıdı.

Arda bildiğimiz Arda tek başına takımı sırtlamaya çalıştı ama ikinci yarıda bir kaç pozisyonda rahat pozisyondaki arkadaşlarına pas vermedi ve çalım atmaya ve başarılı olamadı ama herkesin de gördüğü üzere frikiklerde gözle görülür seviyede düzelme sağlamış , bunun bir çalışmanın ürünü olduğu her halinden belli.

Serdar ilk yarı kayıplar arasındaydı fakat ikinci yarı sola kayınca o da kendini buldu ve orayı otobana çevirdi , fakat Batdal'ın dışarı alınmasıyla oyuncunun çizgiye inmelerinin hiçbir faydası kalmadı.Batdal maça iyi başladı , Bilica gibi futbolcu demeye utandığım bir adama top vermedi , topu güzel sakladı ama oyundan çıkarılış amacını sakatlığına bağlıyorum , umarım bu yüzündendir çünkü 10 kişi kalmış bir rakibe karşı oyunu kanatlara yıkıp sonra tek uzun boylu forvetinizi çıkartıyorsanız bunun başka mantıklı bir açıklaması olamaz.

Takım ikinci yarı kendi kimliğine döndü ve tek kale top oynandı , bu takımda Sarp oynayacaksa onun yerine Cumhur oynasın gördüğüm kadarıyla pek fark yok aralarında , maçın sonlarında defanstan seken topta doğru yerde durup şut atması bile bugüne kadar o rotasyonda oynayan abilerinin (Sarp,Ayhan,Barış) yapmadığı bir hareketti.

Son olarak maç sonunda yaşanan olaylar hakkında bir kaç sözüm olacak.Arda bu takımın yıldızı olduğundan beri , ona saldırılar durmadan devam ediyor ; kazandığı para , şımarıklığı , kız arkadaşı sürekli bel altından vurmaya çalışıyor medya.Şimdi her yerde "Metin Oktay'a bak şimdiki kaptana bak" geyikleri dönüyor.Acaba o zamanki şartlarla şimdikiler aynı mı?Metin Oktay dünyada nadir örneği bulunan beyefendi , centilmen , sporcu kişiliği ön planda olan müthiş bir insandı.Arda'nın olaylara tepkisini koyması gayet normal , asıl bunu bu kadar abartan 3-5 tane kendini Galatasaray taraftarı olarak gören insanların tepkilerini haklıymış gibi gösteren , sonrada bazı yollardan aradı bize küfür etti diyen , yandaş medyadır eleştirilmesi gereken.

Arda Turan Galatasaray'ın bayrak adamıdır ve bu formayı terlettiği sürece böyle olacaktır ama bu ülkede ona verilen değersizlikten dolayı , onun gelişmesi adına gitmesini istiyorum bu topraklardan , git Arda git dün gördük Avrupalı müthiş medeni Türkleri (!) git de örnek ol onlara....

19 Temmuz 2010 Pazartesi

Bir Tanecik be Adnan!


Resimde görüldüğü gibi Neeskens'in Adnan Sezgin'e büyük ihtimal söylediği bir cümle sanırım.

Sezon başından beri eldekileri yollayıp yerine yerli takviyeler yapan Galatasaray geçen senelere oranla bu sene yabancı transferde sessiz kaldı , kadrosuna sadece Arnavut oyuncu Lorik Cana'yı kattı.Tabi resimde anlatılmak istenen Haldun Üstünel'in gidişiyle transfer işleri Adnan'ın üstüne kalınca da Neeskens'de ufak bir ricada bulunmuş sanırım.

Hergün gazetelerde birçok farklı oyuncu yazılıp çiziliyor , bunlardan en önde geleni Juan Pablo Pino.Kolombiyalı oyuncu Serdar Özkan gibi henüz ondan bekleneni sahada gösterememiş bir oyuncu , yetenekli olduğu aşikar sürati,tekniği,şutları ile iyi bir profil çiziyor eğer 3 milyon Euro civarı bir bonservis ödenecekse risk almaya değer.

Tabi bizleri yeni bir transfer olmuş gibi en çok sevindiren gelişme Kewell'in takımda kalması oldu.İki tarafında bu transferde fedakarlık yaptığına inanıyorum.Yönetim onunda gitmesine sessiz kalsaydı taraftarın tepkisi ağır olurdu.Onunla ilgili yazmak istediğim çok şey var ama o tek cümlesiyle herşeyi anlatıyor zaten...

18 Temmuz 2010 Pazar

Cem Sultan


Arama motorlarına yazdığınız zaman ilk önce 2. Beyazıt'ın kardeşi çıkıyor ama bu Cem bizim Cem.
Cem Sultan'ın adı gerçekten daha önce CM,FM gibi oyunlarda görüldü.Oralarda altyapıdan çıkıp Galatasaray'da efsane oluyordu ve neredeyse maç başına 2 gol ortalamasıyla oynuyordu neredeyse , diğer bir deyişle wonderkid olarak tanıdık biz onu.91 doğumlu bir oyuncu için müthiş bir profil çizdi bize alt yapılarda maç başına 1.5 gol ortalaması tutturdu.Genç yaşta bazı avrupa takımları bile onu izlemeye geldi dedikodulara bakarsak.

Geçen sene ilk defa Rijkaard onu sezon başı kampına çağırdı.Belki onun kadar onu yakından takip edenler olarak bizde heyecanlandık.Forma giydiği maçlarda çok tutuk bir görüntü ortaya koydu , bunun nedeni olarak onun merkez forvette oynamaması olarak gördüm.O Rijkaard sistemi olan 4-3-3 'ün tam merkezindeki forvet oyuncudur fakat onu ileri 3 lünün kanatlarında oynattı ve bence kendini pek gösteremedi ve A2 takımına geri döndü.

Müthiş bir sol ayağı ve bitirici özelliği var Galatasaray taraftarının izlemediği bir forvet profili Cem Sultan.Mental olarak bazı problemleri var sanırım , zihinsel olarak hazır olduğu maçlarda 4-5 gol bile atabiliyor ama tam tersi olunca onu sahada tanıyamıyorsunuz , geçen sene o da bence A takıma seçilmeyi bekliyordu ama olmadı bu geçen seneki performansına yansıdı ve çift haneli gol rakamlarına bile ulaşamadı o gollerin 5 tanesini de Kartal maçında attı zaten.

Bu seneye geldiğimizde Rijkaard onu bu defa onu Hollanda kampında bile götürmedi İstanbul'da Tugay ve Jan Derks hoca ile birlikte çalışıyor.Bu onu mental gelişimi açısından daha faydalı olabilir , sürekli sakatlanan forvetlerimizin arkasında da olsa onu artık 3. forvette görmek istiyoruz artık...

17 Temmuz 2010 Cumartesi

Galatasaray 2010-2011 Sezon Öncesi Değerlendirme





Öncelikle 2 senelik hasret bu sene biter umarım.Galatasaray sezonu açtı ama kadroda geçen seneye göre değişiklikler oldu.Kewell'ın sözleşmesi bitti ve ne olacağı hala bilinmiyor. G.I. Jo ekibinden Gio ve Jo takımlarına geri döndüler.3 senedir zaman zaman forma şansı bulan ve sakatlıklardan bir türlü kurtulamayan Emre Güngör Gaziantepspor'a giderken büyük umutlar beslediğimiz ama diz operasyonundan sonra eski günlerini mumla aratan Uğur Uçar'da Ankaragücü yolunu tuttu.Örümcekte artık İspanya'da ağ kurmaya karar verdi ve Valencia'ya transfer oldu. Biz bununla kaldı derken Keita'nın da Katar aşkı tuttu ve eski takımı Al Sadd'a geri göndü.Bu son gelişme taraftarın kafasında soru işareti bıraktı acaba Keita'nın yerini doldurabilecek miyiz yönünde!

Rijkaard'a saygım sonsuz ama geçen seneki kadro için yetersiz demesi beni çok şaşırttı.Türkiye liglerinin en iddialı kadrolarından biri kuruldu geçen sene ama başarı gelmedi bunun sebebi sakatlıklar veya sezonu erken açmanın dezavantajı olabilir ama kesinlikle kadro yetersizliği değildi.

Seneye genç Türk oyuncu takviyeleriyle başlandı.Önce sezon ortasında Musa Çağıran ve Ali Turan daha sonra Buca'nın forveti Mehmet Batdal , Beşiktaş'ta bir türlü isteneni veremeyen Serdar Özkan ve en son olarakta Çağlar Birinci Galatasaray bünyesine katıldı.

Musa çalışkan orta saha diye tabir ettiğimiz bir isim ,top tekniği Barış'tan iyi Ayhan'dan kötü Kleve ve Homberg maçlarında pek iyi sinyal vermedi bana ama henüz çok erken konuşmak için umarım yeni bir Mehmet Topal yetiştiririz.

Ali Turan asıl yeri stoperdir ve ama Kayserispor'da sakatlıklardan dolayı sağ beke kaydırıldı ve bu kimlik üzerine yapıştı eğer bir sağ bek olarak transfer edildiyse yanlış Rijkaard'ın sisteminde topla arası iyi olmayan adamlara yer yok.Stoper mevkiinde oynarsa başarılı olabileceğini düşünüyorum.Aslı bir Sabri performansı vermez ve 1 senede takımdan gönderilir.

Mehmet Batdal genç olarak lanse edilsede Arda'dan yaşlı 1.94 lük boyuyla 2-3 senedir özlemini çektiğimiz son dakikalarda topu şişirdiğimizde onu indirecek futbolcu olabilir.Kafa gollerinden çok tekniği ile gözüme çarptı zaten kendiside bu özelliğini ön planda tutuyor.Baros'un arkasında iyi bir forvet olabilir demek isterim ama Baros'un sürekli sakatlanması onu çoğu zaman birinci forvet yapabilir tabi iyi değerdirmek şartıyla...

Serdar Özkan patlayamayan futbolcular kabilesinden.O da Arda gibi Anadolu takımlarında kiralık oynayarak tecrübe kazandı genç yaşına rağmen ondan sonra Ertuğrul Sağlam döneminde Beşiktaş'a döndü ve adından çok söz ettirdi ama ondan sonra kayıp , Arda Turan etkisiyle bu sene iyi işler yapabileceği inancındayım...

Çağlar'ı ilk olarak Kadıköy'de oynanan Belçika maçında tam olarak izlemiştim ilk defa oynamasına rağmen cesaretiyle ilgimi çekmişti daha sonra Denizlispor gibi o da söndü ve ortalıktan kayboldu derken tekrar kendisine bir şans doğdu ve Galatasaray'a transfer oldu.Denizli'de zaman zaman stoper oynamışlığı da var ama sol bek olarak Hakan Balta'ya güzel alternatif tabi Hakan stoper oynamazsa...

Şu ana kadar tek yabancı transferimiz Lorik Cana ...Arnavut oyuncu insanların videolarından izlediği gibi sert bir oyuncu ama topa sert , ama bu sertliğinden çok onun en sevdiğim özelliği lider özellikli olması , sahada bu adamı topa koşmazken göremezsiniz , o her zaman kazanmayı ister ve bunun için herşeyini ortaya koyar.Eğer yanına iyi bir orta saha oyuncu gelirse tercihen Kim Kallstörm ya da K.P. Boateng çok rahatlar ve gerçek performasını ortaya koyar...Milli takımında defansın göbeğinde oynuyor eğer görev verirlirse o mevkiide de rahatlıkla oynayabilir...

Kamp açısından bakacak olursak Cem Sultan'ın A takımla buraya gelmemesine şaşırdım.Onu artık bu takımın oyuncusu olarak görmek istiyorum , kendisi hakkında geniş yazılarım olarak ileride.2 tane köy takımı ile oynadık ve rahat kazandık bu tür basit takımlarla oynamak ne derece mantıklı bilmiyorum ama Neeskens'e göre yol gitmemek için çevredeki takımlarla maç yapıyorlarmış.Serdar - Arda uyumu çok iyi , defansta bu sene Neill-Gökhan'ın izleyebiliriz , Çolak'ın bu sene daha fazla süre alacağına inanıyorum.Serkan Kurtuluş bence kiralık verilmeli yoksa yazık olacak her iki tarafa da.Kalede tercihim Ufuk ama Aykut oynar gibi gözüküyor...

Uzun bir yazı oldu yeni sezonu şöyle bir değerlendirdik , umarım 2 senelik hasret biter ve şampiyon oluruz artık bu takımı Avrupa Ligi'nde değil Şampiyonlar Ligi'nde görmek istiyorum , sakatlıksız , tribün cezasız güzel bir sene olması dileğiyle...

İlk yazı

Blog dünyasını uzun zamandır takip ediyordum ve bende yazmak istiyordum.Cesaretimi topladım ve sonunda bir blog açtım kendime." Ineffable Game" yani "Tarif edilemez oyun" blogu ile karşınızda olacağım , yazılarım sporun bütün dallarını içerecektir.Bir Galatasaray taraftarıyım ve maç eleştirilerimizde olacak elbette neyse bu yazıyı kısa geçip yazılarımla en yakın zamanda görüşmek dileğiyle....