27 Eylül 2010 Pazartesi

4'te 4


Üst üste alınan 1-0 ' lık sonuçlardan sonra Belediye karşısında alınan galibiyet ve 4 haftada gelen 12 puan her şey güzel gidiyor....

3 'te 3 le ASY'e gelen Galatasaray hafta için TT Arena'yı gezmenin gazıyla mı yoksa Alparslan Dikmen'in ölüm yıldönümünün gazıyla mı bilinmez mücadeleye çok arzulu başladı.11 dakikada gelen 2 Baros golü maçı erken kopardı.Aslında Pino'lu Aydın'lı kadro için ideal bir skordu ancak Baros'un "Bicycle kick" vuruşuyla gelen gol ancak 3-0 öne geçmemizi sağladı.Farkın daha açılmasını bekliyorum Belediye'nin Trabzon ve Bursa maçlarını referans alarak , fakat işler böyle gelişmedi.Özellikle Arda'nın yokluğunda ileride topu tutmakta inanılmaz zorlanıyoruz.Aydın'da Pino'da Rıdvan Hoca tabiri ile "Geçti geçti , yoksa kaydeber." tipte oyuncular olduğu için oyunu sete çevirmekte zorlanıyoruz.

Milan Baros bugün ilk pozisyon hariç bütün girdiği pozisyonları gole çevirdi her hafta ondan bu kadar müthiş bir performans bekleyemeyiz keza haftaya Karabükspor karşısında oynayamayacak.Mutlaka alternatif oyuncular skor üretmeli bunun başında haftaya forvet oynayacak Kewell ve Misimovic geliyor.Misimovic ligimiz için yumuşak bir futbolcu , ceza alanı çevresinde oynamazsanız onu sürekli geriye getirirseniz etkili olamazsınız Misimovicle.Arda'nın gelişinden sonra onun performansında gözle görülür bir artış olacağını tahmin ediyorum.

Ali Turan'ı bütün yazılarım da sağ bek olarak görmediğimi ve oynarsa bir felaket olacağını söylemiştim 2 haftadır Serkan'ı izliyoruz ve fark ortada bunu görmenin bu kadar zor olacağını düşünmüyorum.Umarım iyi performansını sürdürür ve takım için önemli bir oyuncu haline gelir.

Cuma günü Karabük zor deplasman.İç sahada sadece Beşiktaş'a yenildiler.Baros yok.Diğer bir endişem saha zemini , en son oynanan Gençlerbirliği maçında sahanın durumu kötüydü bakalım Cuma günü göreceğiz.Eğer Kewell'dan gününde olursa maçı alabiliriz ve 15 günlük araya iyi bir şekilde girebiliriz...

17 Eylül 2010 Cuma

Derbi Öncesi Sofya Sınavı


Sınavlar hep oluyor ama resimdeki arkadaş hep sınavlara çalışıp geliyor sadece kendini değil arkadaşlarının da sınavdan geçmesini sağlıyor...

Schalke'den geldiğinde yaşı ,aldığı para bilimum futbol yorumcuları tarafından çok eleştirildi ama geldiği dönemden itibaren 2-3 kötü oynadığı maç dışında bu adamın mücadelesini dahi seyretmek bana büyük keyif veriyor.Schuster her maç rotasyon yapıyor ama değişmeyen tek bir isim var Fabian Ernst.Onun şu performasını gören Schalke'nin onu sattığına pişman olduğuna eminim çünkü bugün yerinde oynamaya çalışan Matip,Jones gibi isimler Ernst'in 1 gömlek altında....

Beşiktaş yine oyun formasyonundan ödün vermeden savunmayı orta sahada kurarak bizleri şaşırtmadı.Maçın çok büyük bir bölümü Cska yarı alanında oynandı ama Beşiktaş'ın Holosko'nun pozisyonu hariç gole yaklaştığı bir an yok ilk yarıda.Bence bunda en önemli etken Guti'nin etkili olabileceği alanlardaki zeminin bozukluğu.Transfere milyon eurolar harcayan camialarımızın sahaları acınacak halde...

Forvette Sheridan'ı çok yanlız bıraktı Cska onu Nelson ve Marquinhos ile desteklemeye çalıştı fakat yeterince etkili olamadılar ve bu Beşiktaş'ı gol konusunda iyice cesaretlendirdi ve 4-1-5 gibi bir taktiğe döndüler en sonunda ki bekleri de ileri gönderdiğini düşünürsek hucümcu sayısı inanılmaz çoğaldı.Duran topların başına ısrarla Tabata ve Quaresma'yı getiren Beşiktaş son hucümunda bu karardan vazgeçerek Guti'ye kullandırdı ve bunun meyvesini aldı.Benim açımdan tartışmasız o takımda Guti varsa duran topları o kullanır.

Ferrari'nin derbide oynaması zormuş.Büyük ihtimal Necip-Ernst-Guti'den oluşan bir orta saha izleyecegiz bu en azından biraz daha riskleri azaltır Beşiktaş adına.Zevkli ve bol gollü bir maç bekliyorum...

Not: Cska'daki 9 numaralı Ali Durmuş Saidhoca'ya saygılar...

14 Eylül 2010 Salı

1-0 Olsun Bizim Olsun


Tam 19 sene önce bugün efsane kralımız hayata gözlerini kapatmıştı.19 sene sonra bu karşılamada en az onun kadar mücadeleci ve en az onun kadar Galatasaray ruhunu sahaya yansıtan tempolu bir takım bekliyordum ama yine farklı bir maç izledik.

Rijkaard yine bizleri şaşırtarak Ali Turan'ı ilk 11'de çıkartıyordu fakat sonradan aldığımız duyumlara göre Sabri'nin bir grip durumu varmış.Oyunun ilk yarısının hakimi mutlak şekilde Gaziantepspor'du özellikle önde basmaları defanstan oyunumuzu kurmamızı engellemesi bu üstünlükte büyük pay sahibiyken bunun yanında Ayhan ve bütün iyi niyetine rağmen Sarp'ın pas trafiğindeki yavaşlıkları ve top kayıpları ilk yarıda bize çok kötü bir Galatasaray izlettirdi.İlk yarıda göze çarpan en büyük eksik tempo sorunuydu bu yüzden 2. yarıda Sabri ve Pino değişikliklerinin takıma tempo getireceğini düşündüm ve Rijkaard 2. yarıya Sabri - Aydın değişiklikleriyle başladı.Elano'nun etkisiz oyunun sebebinin her ne kadar Brezilya milli takımında o bölgede görev alsa da sırtı dönük oyunu bilmemesinden kaynaklanıyor , buna çok yakın bir sorunlu örneği Belçika maçında Hamit yaşadı ve ikinci yarıda gelen akıllı bir oyuncu değişikliği ile oyunun birden kilit oyuncusu oldu.Elano'yu sağda değil de en azından sol forvette kullanabiliriz sağ ayağıyla içeri kat edişleri ve ters topları ile daha etkili olur düşüncesindeyim.

2. yarıya gelecek olursak oyuncu değişlikleri ile gelen tempoda hemen 60. dakika da Kewell'in penaltı golü ile rahatladık ama sonrası yine işkence oldu.Rijkaard'ın Pino-Baros-Aydın'dan oluşan kontratak üçlüsüne pasları ulaştıramadık ve kendi sahamıza hapsolduk.Gaziantepspor özellikle Sosa'nın da girişiyle Ivan de Souza'nın etkili bindirmeleri ile soldan çok etkili gelmeye başladı ama final toplarında sıkıntı yaşadılar.

Kazanılması gereken bir maçtı ve zor da olsa kazandık.Yeni transferlerin takıma uyumuyla daha iyi bir takım izleyeceğimize inanıyorum...