15 Eylül 2011 Perşembe

Sürpriz Günü

Dünkü kupon kabul edelim ki fena patladı.Maddi kayıp çok ama en Trabzon ve Napoli manevi duygularımızı çoşturdu.

Bugün sürprizi bol değişik bir kupon yaptım isteyen benim gibi dünü kurtarmak için şansını denesin.


Açıklama kısmını bugün yapmayacağım "dün yaptın da ne oldu" diyenler oldu çünkü.İçimden geçen tecrübelerime ve futbol görüşüme göre sizlere yaptığım kupon bu herkese bol şans,bay tahmin...

14 Eylül 2011 Çarşamba

Başlıyoruz

Lionser ile birlikte gece oturduk ve güzel ,sağlam,her bütçeye uygun bir kupon yapalım dedik.


En üste Premier ligi darma dağın eden , stabil durmayan çikarito,rooney,a.young,nani'li(sevmem)
hücum hattıyla korku yaratan Manu koyduk köküne kadar gidip handikap verdik.

Şampiyonlar Ligi tecrübesi olmayan Trabzon cuzeppe meazza'dan kolay çıkamaz.Elit kısımın sevmediği oyuncu Burak büyük eksik.İnter Forlan'sız , Eto'suz falan ama yeni transfer Zarateyle birlikte en kötü 2 'ye bağlar dedik.

Bu maçta Lille'den çok Cska'nın formsuzluğuna güveniyoruz.Rusya'da dağılan Cska , ısrar edip takımında kalan Hazard,Sow,Payet'li kadrosuyla Cska'yı evine puansız gönderir ,güvenen handikap girsin bu maça...

Mis gibi 11,07 oran. Parası olan misli bassın.

Artık tecrübeli ve çaylaklardan oluşan altın kadromuzun Altın Kuponları blogumuzda olacak.Herkese bol şans , bay tahmin.

12 Eylül 2011 Pazartesi

Nerede Kalmıştık


Maç analizi yapmayalı uzun süre oldu.Gerek Galatasaray'ın geçen sene ki durumu gerek kendi özel işlerim dolasıyla blogla pek ilgilenememem bu işe tuz biber ekti.

İ.B.B.'den bahsetmezsek burayı kapayalım zaten.Daha önceki yazılarımda da Belediye'nin bütçeye oranla ligin en iyi futbol oynayan takımı olduğunu söylemiştim.Dün gördüğüm Belediye oyun disiplinini daha da sağlamlaştırmış en ileri uca ağır Tum yerine 1,5 üst versiyonu Webo'yu alarak önemli bir iş yapmış gibi gözüktü.Özellikle dikkatimi çeken oyuncu ise Doka idi.

Doka her 2 kanatta da görev alabilen , bilekleri narin , adam eksiltme özelliği olan fakat oyun zekası ve pas tercihleri konusunda sıkıntıları olan bir oyuncu profili çizdi.Fakat Avcı'nın elinde bu eksik olan özelliklerini de kapatarak 3 büyüklerin ilgisini çeken bir oyuncuya dönüşebilir 1-2 sene içinde.

Avcı klasik 4-3-3 'ü kendi sınırları içerisinde maximum kapasiteyle oynatan bir hoca.Özellikle orta sahada Efe-Mahmut-Holmen gibi ağır fakat oyun disiplini yüksek , sakin ,baskı karşısında topla çıkan oyunculara sahip.Tecrübeli bir kaleci , zaman zaman sıkıntı yaşasa da iyi bir defans 4'lüsü.İstikrarın ne kadar önemli olduğunu bu kadar gözümüze sokan bir takım daha olamaz sanırım biz hala ilk mağlubiyette hoca kellesi almak peşinde olan bir ülke olduğumuz için bence harika bir başarı öyküsü ve ciddi şekilde irdelenmesi lazım.

Gelelim büyük beklentileri olan daha ilk maçtan rakipleri parçalaması beklenen ,Liverpool'u parçalayan,İnter'e kafa tutan,Real'den az kalsın 1 puan alan Galatasaray'a.


Real maçının aynı kadrosu sadece tek değişiklik Eboue ve Duble Kazım'daki mevki değişlikliği.
4-1-4-1 görünümde basit 4-3-3.Bunun bir benzerini Euro 2008'de oynatmıştı Terim.Sezonun ilk maçı olmasına rağmen gözümüze çarpanları şöyle bir maddeleyelim.

1.Numara yediği hatalı gole rağmen güven veriyor.Sürekli oyunun içinde ve özellikle defans ile kaleci arası atılan toplarda çok dikkatli.

2.Selçuk ve Melo ileri çıktığında oyunun stoperden kurulmasını istiyor Terim fakat ayağı düzgün olmayan Servet ve Zan'la çok bu olay zor.

3.Rıdvan hocanında dün dediği gibi Selçuk'u Alexleştiremezsiniz.Bu taraftarı da yanlış beklentiye sokar futbolcuyu da gereksiz baskı altına sokar.Selçuk'un görevi defans önünden topu alıp gerekli dağıtımı yapmasıdır.

4.Hoca basında yazan kadarıyla Diego'yu fazla maliyeti ve sorunlu olduğu için almadı.Fakat dün gördüğümüz takımda forvetten çok bu tarz bir oyuncuya ihtiyaç olduğu herkes tarafından dillendirildi.Takımda belirgin bir şekilde yaratıcı oyuncu eksikliği var.

5.Topu alıp saklayacak bir forvet oyuncusu eksikliği dün çok net belli oldu.El-mander bu konuda 1.tercih olabilir Terim'in gözünde özellikle iç saha maçlarında.Baros iyi niyetli fakat çok top kaybediyor ve özellikle Riera ve Duble Kazım tipi çizgiye inen oyuncularla oynuyorsanız kafa vuruşları daha etkili bir forvet (Elmander) tercihi daha mantıklı olur.

6.Sol bekte 2 tane yarım adamla sezonu geçirmek zor olacak.Eboue bu konuda iyi bir alternatif gibi gözüküyor ama oyuncuyu sürekli farklı yerlerde oynatmak , verim düşürebilir.Çağlar ve Balta'nın maç başına 1 ortayla oynaması bütün hucüm gücünü sağ tarafa yüklüyor ve rakibin önlem almasını kolaylaştırıyor.

7.Melo dikine oynuyor ama savunma yapmasını beklediğiniz adamdan hucümda da en büyük yaratıcılığı bekliyorsanız topu kaybettiğiniz anda özellikle Belediye gibi iyi kontratağa çıkan takımlarla oynuyorsanız büyük sıkıntılar yaratabilir.Bu konuda en iyi alternatif kadro içinde Engin Baytar gibi duruyor ama dünkü 10 dakikalık görüntüsüyle fizik olarak bu görüntüden çok uzak.

8.Orta sahadaki Sabri ısrarı ne kadar daha devam edecek bilmiyorum fakat Terim'in kafasında daha herşey net oluşmamış hala denemeleri devam ediyor.Sabri pres gücüyle orada etkili fakat sırtı dönük top alma , araya top atma , isabetli pas konularında etkili olamadığı için orta saha IQ 'sunu düşürüyor.

9.Son olarak 2000 ruhu geri söylentilerinden bıktım artık.Eskiye dönmeye bayılıyoruz fakat ilerleme sağlayıp yeni fikirler üretemiyoruz.Bağnazlık kötü ileriye dönük yeni fikirlere açık olmalıyız o dönem ki takım ayrıydı şimdi oluşurulmak istenen ayrı bir kimlik önemli olan bunu doğru empoze etmek.

İlk haftadan ahkam kesmek eski futbolcuların jargonudur ben sadece dün; geçen sene olduğu gibi 2 kere 90 dakikasını izlediğim maçın analizini ve kendimce gördüğüm sorunları yazdım.Bu sene artık güzel futbol , sahada teknik direktörünün güvenine göre oynamayan , forması için savaşan , çirkeflik peşinde olmayan bir takım ve oyuncular görmek istiyorum bir taraftar olarak takımdan beklentim budur.

Sezon başı ilk yazımız hayırlı olsun , umarım diğer yazarlarımızda bloga gereken hassasiyeti gösterirler...